Kapat
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Bilim 147 0

Zengin Olmanın Yetenekle İlgisi Yok

İtalya’daki Catania Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre zengin olmanın yetenek ile ilgisi yok.

Catania Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan araştrımanın amacı hayatın boş olduğunu gösterip sizi ümitsizliğe sürüklemek değil; zaman ve kaynak yatırdığımız birçok alanda şansın oynadığı rolü ortaya çıkarmak. Araştırmanın cevabını aradığı soru “Eğer yetenek, zeka, çalışma isteği ve diğer etmenler gibi; genelde hayatta doğrulmanıza yardımcı olan şeyler nüfus genelinde eşit şekilde dağıldıysa, zenginlik neden böyle değil?”

Bilim insnalarına göre insanlığın yüzde 10’luk kısmı, zenginliğin yüzde 85’inin keyfini çıkarırken yetenek ve akıllılık gibi özellikler bu kadar az insanda toplanmış onlara özgü olamaz.

Bu ve buna benzer onlarca soruya cevap arayan bilim insanları bilgisayarda oluşturulan 1.000 birey veya örnekle yola çıkarak sanal bireylere aynı yetenekleri verip sonuçları inceledi. Yetenek, biraz standart sapmayla birlikte, yaklaşık olarak ortalama bir seviyede normal şekilde dağıtılmıştır; bu yüzden modeldeki herkesin biraz yeteneği var ancak kimsenin yeteneği başkasına göre çok fazla veya çok az değildir. En can alıcı nokta ise tüm bireylerin aynı zenginlikle başlamış olmasıdır.

Örnekler, belli miktarda şanslı (yeşil halkalar) ve şanssız (kırmızı halkalar) olaylara maruz bırakılmış. (Catania Üniversitesi)

Bilgisaar ortamında sanal bireyleri karşılaştıran bilim insanları yazılımla bireylerin birbirlerinden yetenek öğrenmesini sağlamıştır. Yetenekleri öğrenen sanal bireyler yetenekle birlikte gelirlerini arttırırken yetenekli bireylerle karşılaşmadığı için mevcut yeteneklerle hayatına devam edenlerin gelirlerini yükseltemediği görülmüştür.

Yapılan sanal simülasyonun sonuçlarını analiz eden bilim insanları sonuçların dünyada gerçek sonuçlarla çok yakın olduğunu kanıtlamıştır. Araştırma sonucuna göre en zengin yüzde 20’lik kısım, en yetenekli yüzde 20’lik kısım değildir. Bazı deneklerin durumları ele alındığında ise durum nereteyse tam tersi en az yetenekli olan yüzde 20’lık kısım aslında en zengin olan kitleyi oluşturuyor. Araştırmacılara göre “en yüksek başarı, asla en yüksek yeteneğe denk gelmiyor ve bunun tersi de geçerli.” bu durumu belirleyen tek faktör ise şans ve şansa dayalı yetenek transferi.

Araştırmacılara göre en çok kazananların bir çoğu normal yeteneklerle donatılmış dahi olmayan insanlardır. Araştırma sonucuna göre zenginlik piramidinin en tepesindeki insanlar, yapay yaşamlarında en şanslı olaylarla karşılaşmışlar. Piramidin en altında kalanların ise şanssız olduğu gözlemlenmiştir.

Bilim insnaları araştırmayı yayınladıkları makalede şu ifadeleri kullanmıştır “Bu çalışma elde edilen başarı seviyesine dayalı olarak yapılan hak ediş değerlendirmesinin geçerliliğine ışık tutuyor ve günün sonunda, diğer insanlardan daha şanslı olmuş olabilen insanlara haddinden fazla övgü ve kaynak vermenin tehlikelerini vurguluyor.”

Bilim insanları şimdi bilime sermaye sağlamaktan ticari faaliyetlere kadar her şeyde, yatırımlardan en iyi nasıl faydalanabileceğini araştırmak istiyor. Örneğin, eğer şans bu kadar büyük bir rol oynuyorsa; geçmişte en fazla başarılı olmuş insanlara odaklanmak yerine, şirketler arasında eşit şekilde kaynak yatırımı yapmak daha akıllıca olabilir.

Araştırmacılar makale özetinde “Eğer hayatta başarılı olmak için bir dereceye kadar yetenek gerektiği doğruysa, en yetenekli insanlar neredeyse hiçbir zaman en yüksek başarı zirvelerine erişemiyorlar. Sıradan fakat makul şekilde daha şanslı olan insanlar, bu kişileri geçiyorlar.” ifadelerini kullanmıştır. Makalenin orjinali Advances in Complex Systems bülteninde yayınlanmıştır.

Kaynak – https://www.researchgate.net/publication/323302956_Talent_vs_Luck_the_role_of_randomness_in_success_and_failure