Kapat
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Genel 51 0

İş arayışında sosyal bağ etkileri nelerdir ?

En hızlı iş bulma tekniği nedir?

Sosyal çevrede Zayıf Bağ nedir ?

İş arayışında zayıf bağların etkileri nelerdir?

İş arayışında arkadaşlık bağlarının etkileri nelerdir?

Yakın bağ arkadaşlıkları ile zayıf bağ tanışıklıkları arasındaki farklar nelerdir ?

Referans tanışıklığın kararlar üzerindeki etkileri nelerdir?

TANIDIK NEDEN ÖZEL YABANCI NEDEN KORKUTUCU ?

Dört başı mağrur bir şirkette, kendini kanıtlamış orta düzeyde bir yönetici olduğunuzu varsayın. Başarılısınız ve seviliyorsunuz. Firma içinde itibar kazanmak, müşteri,tavsiye, dedikodu alışverişi yapabileceğiniz bir arkadaş ağı oluşturmak için yıllarca uğraşmışsınız. Üniversitenin mezunlar derneğine olduğu gibi, bir cemiyete, bir spor salonuna, bir de golf kulübüne üyesiniz. Sevilip sayılan birisiniz, sık sık çeşitli komitelere katılmanız teklif ediliyor. Cemiyetinizdeki insanlar ne zaman bir iş fırsatı hakkında duyum alsalar, çoğunlukla size aktarıyorlar.

Şimdi birinin size telefon ettiğini düşünün. Bu kişi, başka bir şirketten, kendisine yeni bir iş arayan orta düzeyde bir yönetici olsun. Hakkında kendisine referans vererek kendisine yardımcı olup olamayacağınızı soruyor.

Telefondaki kişi hiç tanımadığınız biriyse, karar vermeniz kolay olacaktır. Firma içindeki itibarınızı hiç tanımadığınız birine yardım etmek için neden riske atasınız ?

Telefodaki kişi yakın bir arkadaşınızsa, karar vermeniz yine kolay olacaktır. Tabii ki ona yardım edeceksinizdir. Arkadaşlar birbirlerine yardım ederler.

Peki ya telefondaki kişi ne yakın bir arkadaşınız, ne de bir yabancıysa, arada bir yerdeyse? Ya ortak arkadaşlarınız varsa, ama birbirinizi çok iyi tanımıyorsanız? Patronunuz bu kişinin görüşmeye değer biri olup olmadığını sorduğunda ona kefil olur musunuz? Başka bir değişle, bir arkadaşınızın arkadaşına yardımcı olmak için kendi itibarınızın ve enerjinizin ne kadarını harcamak istersini?

1960’ların sonunda, Mark Granovetter adında Harvard’lı bir doktora öğrencisi, 282 kişinin mevcut işlerini nasıl bulmuş olduklarını inceleyerek bu soruya yanıt aramaya kalkıştı. Pozisyon açıklarını nasıl öğrendiklerinin, başvuruda bulunmak için kimleri aradıklarının, görüşmeye çağrılmak için hangi yöntemleri kullandıklarının ve en önemlisi, ellerinden kimin tuttuğunun izini sürdü. Beklendiği gibi, iş arayışlarında yabancılardan medet umanların reddedildiğini bulguladı. Arkadaşlara başvuranlarsa bekledikleri yardımı alıyorlardı.

Ama işin ilginç yanı, iş arayanların ne yabancı, ne de yakın ahbap kategorisine giren tesadüfi tanıdıklardan, yani arkadaşlarının arkadaşlarından da yardım alabilmeleriydi. Granovetter bu bağlantıları “zayıf bağlar” diye adlandırdı, çünkü bunlar ortak tanıdıklara sahip, aynı sosyal ağlara üye ama kendi aralarında güçlü arkadaşlık bağları bulunmayan insanları dolaylı yollarla birbirine bağlayan bağlardı.

Hatta Granovetter keşfetti ki, iş bulmada zayıf bağ tanışıklıkları çoğu zaman güçlü bağ arkadaşlıklarından daha önemliydi. Çünkü zayıf bağlar hiç ait olmadığımız sosyal ağlara da erişimimizi sağlıyordu.

Gerovenetter’in incelemeye aldığı insanların bir çoğu, yeni iş fırsatlarını yakın arkadaşlarından değil, zayıf bağlar yoluyla öğrenmişti. Bu gayet mantıklıdır, çünkü en yakın arkadaşlarımızla sürekli konuşur yan yana çalışır, aynı blogları okuruz. Onlar yeni bir fırsattan haberdar olana kadar, aynı fırsatı biz de muhtemelen öğrenmiş oluruz. Oysa zayıf bağ tanışıklıklarımız (yani altı ayda bir rastlaştığımız insanlar) kulağımıza başkta türlü asla gelmeyecek olan iş olasılıklarını bize iletecek olan insanlardır.

Sosyologlar görüş ve dedikoduların cemiyetlerde nasıl yayıldığını, siyasi hareketlerin nasıl başladığını incelediklerinde, ortak bir patern keşfetmişlerdir. Zayıf bağ tanışıklıklarımız çoğunlukla yakın bağ arkadaşlıklarımız kadar (hatta belki daha fazla) etkilidir. Gronevetter’in yazdığı gibi ” Zayıf bağları az olan bireyler, sosyal sistemin uzak bölgelerindeki bilgilerden mahrum olacak, yakın arkadaşlarının görüş ve haberleriyle sınırlı kalacaklardır. Bu mahrumiyet onları en son fikir ve modadan ayrı düşürmekle kalmayacak, iş piyasasında dezavantajlı duruma da sokabilecektir. Çünkü iş piyasasında ilerleme gösterebilmek için, uygun pozisyon açıklarını en doğru zamanda öğrenebiliyor olmak gerekir.

“Dahası, böyle bireyleri organize edip, herhangi bir siyasi harekete katılımlarını sağlamak güç olabilir…bir ili kliğin üyeleri etkili bir şekilde angaje edilebillir belki, ama bu şekilde yaratılan hiç bir devinim kuvveti, zayıf bağların yokluğunda kliğin ötesine yayılmayacaktır. Sonuçta da, nüfusun ekseriyetine ulaşılmamış olacaktır.”

Kaynak – Alışkanlıkarın Gücü – Charles Duhigg